top of page

Telefonumda Batan Güneş



Ege'de bir sahildeyim, Güneş'in denizle birleşmek üzere olduğu bir akşam vaktinde. Güneş turuncumsu rengini yayıyor denize, toprağa, adaların bitki örtüsüne. Elimde telefon fotoğrafını çekiyorum bu güzel manzaranın. Hayır olmadı, bir tane daha bu da olmadı, bir tane daha... Bir tane de beni çeksin arkadaşım, şöyle arkamı döndüm manzaraya, meşhur pozu verdim; Güneş avcumdaymış gibi. "Çabuk ol'' diyorum arkadaşıma çünkü Güneş batmak üzere, yarısı kayboldu bile sen çekene kadar. Bir dakika ama sanki bu hali daha güzel. Telefon hala elimde, bir fotoğraf daha, bir de şu açıdan bir de bu açıdan. Masamdaki içeceğim de görünsün, sahildeki kumlar da görünsün. Saymadım ama çektim defalarca fotoğrafını o güzel manzaranın.

Az önce "bu" güzel manzara diyordum, şimdi "o" güzel manzara diyorum. Çünkü artık battı Güneş, terk etti gözümün görebildiği yerleri. Şimdi başka bir açıda batıyor ve başka insanlar durduğu yerde izliyor onun turuncumsu rengini. Neyse ben çektiğim fotoğrafları biraz inceleyeyim diyorum. Bu olmamış, bunda elim titremiş, bunda sahilde yürüyen çirkin şortlu adam görünmüş, bunda Güneş'i tam odaklayamamışım, bunda da Ege'de olduğum belli olmuyor.

Hepsini sildim, sadece 3 tane beğendiğim fotoğraf kaldı. Şimdi sosyal medya hesabıma atacağım bir tanesini. Yükledim, düzenleme ekranındayım; filtre özelliği kullanarak o turuncu rengi biraz daha canlandırdım, bir kenarına gülücük emojisi koydum. Tamam, fotoğraf paylaşılmaya hazır. Bu arada kapkaranlık olmuş ortalık, Güneş'ten eser kalmamış. Fotoğraflarla uğraşırken hiç fark etmemişim, çayım da soğumuş. Neyse yeni bir çay söylerim ne olacak. Geç olmadan şu fotoğrafı paylaşmam lazım, arkadaşlarım hemen görmeli ama altına bir not yazmadan da olmaz. Ne yazsam acaba? Buldum; Anı yaşamak.

Comments


bottom of page