top of page

Sahip Olduğumuz Şey Değiliz

Hayat eşyalarımız arasındaki alandır. Hayatın büyük resminde eşyalarımızın hiçbir önemi yoktur. Bir süredir minimalizm merakım var. Sade yaşam üzerine okuyup araştıyordum. İnstagramda @fatmasenyavuz hesabını keşfettim. Bir gönderisinde Francine Jay’in Azla Mutlu Olmak kitabını önermişti. Merak edip aldım. Hemen okumaya başladım, hatta uzun zamandır sıkılmadan okuduğum kitaplardan biri oldu.



Yazar, hayatımıza ne kadar çok eşya dahil ettiğimizi ve bu eşyaların birçoğunu zamanımızın yüzde sekseninde kullanmadığımızı o kadar güzel örneklere dayandırarak anlatmış ki her seferinde kendimle konuşuyorum, evet ya diyorum, ben de böyle yapıyorum.

Bir çoğumuzun baş edemediği fazla eşyalar, kıyafetler, dekorasyon eşyaları vs. bunların aslında yaşam alanımızı daraltarak hem zamanımızdan hem enerjimizden harcadığı kitabın ana konusu diyebilirim.


Şimdi kitaptan ilham aldığım bir kısmı sizinle de paylaşmak istiyorum: “Unutmamak gerekir ki hatıralarımız, düşlerimiz ve hırslarımız nesnelerin değil bizim içimizdedir. Biz sahip olduğumuz şey değiliz, biz yaptığımız şeyiz, biz düşündüğümüz şeyiz ve sevdiğimiz kişiyiz. Sevmediğimiz geçmiş zamanları, sonuca ulaşamamış çabaları ve gerçekleşmemiş hayalleri ortadan kaldırarak yeni olasılıklara yer açarız.”



Comments


bottom of page