top of page

On Parmağında On Marifet: İlker Yavuz

İlker Yavuz kimdir? Kısaca sizi tanımak isteriz.

89 Üsküdar doğumluyum, İstanbul’da büyüdüm, dedemler Erzurum’dan göçmüş. Sırasıyla İşletme, Sosyoloji, Tiyatro bölümlerini okudum. Yüksek lisansımı Psikoloji alanında yaptım. Bazı TV dizilerinde oynadım. 2021’in ilk çeyreğinde bir internet dizisinde ana karakterde rol aldım.


Oyunculuk mesleğine nasıl adım attınız, bunu merak ediyoruz. Yolculuğunuz nasıl başladı?

Lise hazırlık dönemindeyken Hasan Ali Yücel sahnesinde çocuk oyuncu olarak çalışmaya başladım. Bir şekilde tesadüfen bir sete gittim ve Amerikalı yönetmen Tarsem Singh’in bir belgesel filminde ilk kamera önü deneyimini yaşadım. Sonrasında zaten konservatuar sınavlarına hazırlanmak, ajansa kaydolmak gibi evreler gelişti, hâlâ sektörün içindeyim.




Birçok alanda aktif olduğunuzu gözlemledik. Şarkı söylemek, modellik, komedi ve psikoloji.Peki size en yakın olan hangisi?

Şarkı söylemek benim için tamamen bir hobi diyebilirim. Modellik geçmişte keyif alarak yaptığım bir iş. Komedi oyunculuğu, hayatımda şu anda sadece sosyal medyada ürettiğim içeriklerle sınırlı hatta buna absürt komedi de denebilir. Psikoloji alanında kariyer hedeflemedim ama kişisel merakım ve ilgim hep oldu.


Sinema ve psikoloji ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Oyunculuğun yanı sıra TV dizileri üzerinden psikoloji alanında yazdığınız yüksek lisans tezinizden yola çıkarak uzman kimliğinizle yorumlar mısınız?

İki alan da tarih boyunca birbirlerinden beslenmiştir. Örneğin psikolojide bir durumu ya da kavramı açıklarken ya da yorumlarken sinemadan destek alınır. Sinema da tabii senaryo yazımı aşamasında ve karakterleri oluşturma aşamasında psikoloji bilim dalından yararlanır. Sinema, insan davranışları üzerine odaklanıp bunu çeşitli yollarla yorumlarken de yine psikolojinin alanında dolaşır. Ben tezimde ergenlikte takip edilen TV dizileri ile parasosyal etkileşim kurulmasının psikolojik açıdan ne gibi etkiler yarattığı üzerine yoğunlaştım. Parasosyal etkileşim bir gerçek ve rol model ebeveynlere sahip olmayan, özgüveni düşük bireylerde de yüksek olması muhtemel. Parasosyal etkileşim düzeyinin yüksek olması hem bazı psikolojik semptomlar hem de parasosyal etkileşim bittiğinde, parasosyal ayrılık etkisini doğurabiliyor. Parasosyal ayrılık da bireyin duygu durumunda yıkıma sebep olabilecek bir etki. Bu yüzden parasosyal etkileşim kavramının bilinmesi ve sevilen dizilerdeki karakterle kurulan bu yapay etkinin farkında olunması çok önemli.


Uluslararası yapımlara kıyasla Türk dizilerini nasıl buluyorsunuz? Size basında Türk Lucifer demişler bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Dijital platformların yaygınlaşması ile umut verici yapımlar izledim. Bir başkadır, 50 metrekare, Ottoman bunlardan birkaçı. Dijital ‘de TV dizilerine göre çalışma koşulları, bölüm süreleri daha avantajlı ve sağlıklı hale geldi. Bundan dolayı da daha kaliteli içerikler ortaya konulabileceğini bize gösteriyor. Tom Ellis başarılı bir oyuncu, görsel olarak kendimi çok benzetemiyorum, yerli yabancı çok insana benzetiliyorum ama birine benzetilmek beni rahatsız da etmiyor.


Film yapımcısı olmayı ister miydiniz? Yapımcı olsanız hangi tür filmler yapmak isterdiniz.

Film yapımcısı olsam işinde en iyi olanları bir araya getirmeyi isterdim tabii, tür olarak sanırım Doğu tarihi ile alakalı veya biyografi türlerinde işler yapmak isterdim.



Sosyal medya hesaplarınızda zaman zaman kaleme aldığınız şiirleri paylaştığınızı gözlemledik, ilham kaynağınız nedir?

Onları benim küçük aforizmalarım olarak adlandırıyorum. Şiir okumayı severim, belli bir ilham kaynağım yok.

Bazen müzik dinlerken bazen bir hikâye düşünürken hatta film izlerken, alakasız yerlerde aklıma gelen dizeler olabiliyor, not alıyorum. Sonra o duygu durumundan çıkmadan yazıyorum bir şeyler.


Sosyal medyada çok aktifsiniz, seslendirme videoları ile ilgili aldığınız geri dönüşler nasıl oluyor?

Tuhaf Sesler ismini koyduğum seriyi ilk etapta, yazım yanlışlarına dikkat çekmek amaçlı yapmıştım ama birkaçı çok tuttu, bazı videolar milyonlarca izlenme aldı. Yoğun ilgi oluyor; günde en az 50 mesaj alıyorum, herkes bulduğu mesajı seslendirmemi istiyor. Açıkçası ben de aralarından seçip en hatalısını seslendiriyorum. Şimdiye kadar; “Ne saçma şeyler’’, “İşin gücün yok mu?’’, “Neden insanların yazdıklarıyla dalga geçiyorsun?’’ gibi mesajlar da geldi. Ama bunlar 200-300 mesajda bir karşılaştığım yorumlar. Genel anlamda insanları eğlendiriyor ve güzel geri dönüşler alıyorum.

Comments


bottom of page