top of page

Mutluluk Bağırsakta Başlar

Son 25 yılda antidepresan kullanımında artış olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya bağırsaklarımız ne alaka? Beyin kimyasının psikolojik durumu belirleyen en önemli hatta tek faktör olduğu söylenir ama burada bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğu hep unutulur. Bağırsaklarımızda bulunan sağlıklı bakterilerin ya da diğer adıyla probiyotiklerin duygu durumumuz üstünde etkili olduğunu gösteren araştırmaların sayısı gün geçtikçe artmakta. Hatta çoğu depresyon vakasında sorunun beyinde değil bağırsaklarda olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Probiyotik, Latince “yaşam için olan” anlamına gelir. Antibiyotik ise “yaşam karşıtı” demektir. Bu sebeple yıllardır doktorlar rastgele ya da düzensiz antibiyotik kullanımını kısıtlamaya çalışıyorlar. Çünkü antibiyotik kullanımıyla sadece zararlı bakteriler değil yararlı bakterilerimiz de ölüyor. Bağırsaklarımızda yaşayan bu mikroorganizmalar vücudun ağırlığından, enerjisine ve beslenmesine kadar birçok yaşamsal mekanizmayı da kontrol ediyor. İşin bir diğer ilginç kısmı ise her insanın bağırsak florasının kendine özgü olmasıdır. Temeli doğum esnasında atılan bu flora, yetişkin yaşlarda yenilen besinlerle şekillenir.

Antibiyotikler, şeker ve gluten zengini bir diyet yüzünden kaybettiğimiz dost bakteriler yani probiyotikler bağışıklık sistemimizden metabolizmaya, ruh sağlığımızdan stres düzeyimize kadar birçok bölümü de kontrol ediyor. Yapılan araştırmalar sonucunda ise bağırsak floramızla depresyon arasında doğrudan bağlantılar saptanmış. Yani bağırsaklarımız ne kadar sağlıklıysa ruh sağlığımız da o kadar sağlıklı oluyor. Ne kadar işlenmiş şeker, basit karbonhidrat ve doymuş yağlardan uzak durup yararlı besinleri yemeye başlarsak bağırsak floramız da değişmeye başlayacak ve kendimizi daha sağlıklı hissetmeye başlayacağız.



Mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin %95’i bağırsaklarda probiyotikler tarafından üretilir. Yani bağırsaklarımızı tedavi etmeden depresyonu da tedavi edemeyiz. Örneğin bir probiyotik olan Laktobasillus Rhomnosus bakterisinin stres, anksiyete ve depresyonla ilişkilendirilen bir hormon olan kortikosteron seviyesini düşürdüğü görülüyor. Dost bakterilerimizi arttırmanın en güzel yolu ise yoğurt ve kefirle geliyor ama hazır aldığımız değil de evde doğal sütten yapılan yoğurttan.

Depresyon şikâyeti ile bir uzmana başvurulduğunda mutlaka tiroit, B12 ve D vitamin düzeylerine bakılması gerekiyor. Eğer mutsuz bir insansanız ilk baktırmanız gereken D vitamini düzeyleriniz olmalı desem hiç abartmış olmam. D vitamini eksikliğinin, kanser de aralarında olmak üzere nice hastalığa ve depresyona neden olduğunu gösteren birçok araştırma mevcut. Yani depresyonun çözümü aslında doğada bulunuyor.

Peki depresyonu azaltan besinler nelerdir?

• Muz

• Kuşkonmaz

• Yeşil çay

• Avokado

• Çilek

• Kızılcık

• Kaju fıstığı

• Ceviz

• Soğan

• Yaban mersini


Diğer yazımıza kadar her gün düzenli olarak bir bardak kefir içmenizi isteyeceğim sizlerden. Böylece bağırsak floramızı besleyerek vücudumuzda ne gibi değişiklikler olduğunu her birlikte görmüş olacağız. Bu bölümde probiyotiklerin sadece depresyon üzerindeki yararlı etkilerinden bahsettik. Probiyotiklerin gizemli dünyasını keşfettiğimiz diğer yazımızda görüşmek üzere…




Ek bilgi: Evde yoğurt nasıl yapılır?

Yoğurt yapmak ise sandığınızdan da basit. Öncelikle doğal sütü alın ve bunu 15 dakika kaynatın. Bir önceki mayaladığınız yoğurttan da 1 kaşık ayırın. Kaynamış sütü kapaklı bir cam kavanoza koyun ve soğumaya bırakın. Elinizin yanmayacağı sıcaklığa geldiğinde önceden ayırdığınız yoğurdu içine tahta kaşık yardımıyla daldırın ve dipten hafifçe sütün içine yayın. Fazla çalkalamadan üstü açık bir şekilde fırının içine koyun. Ama fırını çalkalamayın. Sadece uygun sıcaklık ve karanlık ortam olduğu için oraya koyuyoruz. Akşamdan mayaladığınız yoğurdunuzu sabah çıkartıp buzdolabına koyun. Akşama yoğurdunuz yenmeye hazır bir şekilde buzdolabından çıkmayı bekliyor olacak.



Comments


bottom of page