top of page

Ölümün Başkenti: Varanasi



Varanasi, Hindistan’ın Uttar Pradeş eyaletinde bulunan bir şehirdir. Hinduların hac merkezi olarak bilinen bu yer ilk ismiyle Banaras, Ganj nehrine akan Varuna ve Assi nehirleri arasında inşa edilmiş ve bu iki nehrin ismini almıştır. Daha sonra Varanasi olarak değişime uğramıştır. Tanrı Şiva’nın şehri olarak da bilinmektedir. Tanrı Şiva ise birçok özelliğe sahiptir. Fakat en önemlisi yıkım tanrıçası ve yaradılış ile ilgili olduğu bilinmektedir. Yıkım tanrıçası aslında kötü bir anlam taşımamaktadır aksine yıkım gerçekleşmelidir ki yeni bir başlangıç olabilsin. Hinduizm'de, evrenin bir döngü içinde (her 2.160.000.000 yılda bir) yenilendiği düşünülür. Şiva, her döngünün sonunda evreni yok eder ve yeni bir yaradılışa olanak verir.

Ganj Nehri, onların gözünden bakıldığında bir nehirden daha çok, Ganga olarak adlandırdıkları bir tanrıçadır ve dünya ile cennet arasında bir köprü olduğu düşüncesi vardır. Yine yeryüzü-cennet arasındaki döngüsünü ise Şiva tanrısının saçlarından dünyaya gelerek tamamladığı inancı mevcuttur. Nehir 2.500 km’lik bir alana sahip olup içerisinde bulunan suyun günahlardan arındırdığını düşünmektedirler. Hüzün turistleri için en ilgi çekici yanı ise yapılan ölü yakma ve Aarti [1] seremonisidir. Aarti seremonisi, nehre atfettikleri Ganga tanrıçası için gerçekleştirilmektedir ve bu ibadette güneş battıktan sonra yedi rahip ateş, müzik ve çan eşliğinde çeşitli hareketler yapmaktadır.

Yakılan tütsüler insan zihninin saflaşmış, temizlenmiş halini simgelerken, yedi rahibin senkronize hareketleri ile insan varlığının bütün boyutları sembolik biçimde tanrılara sunulur. Yanan ateşler tanrıların nefesi ile güçlenirken; tören sonunda nehir kıyısına gidilerek ateşler Tanrıça Ganga’nın kollarına yani Ganj Nehri’nin sularına bırakılır, dileklerin gerçekleşmesi için dualar edilir.

Ölü yakma seremonisi ise kremasyon[2] olarak da karşımıza çıkmakta olup ölen kişinin ailesindeki en büyük bireyin sorumluluğu üstlenerek cenazeden önce yapılması gereken birtakım görevleri yerine getirmektedir (nehirde yıkanıp arınma, beyaz kıyafet giyme vs). Sonrasında ise gerekli cenaze işlemleri halkça gerçekleştirilmektedir. Varanasi’de yapılan her bir cenaze için ortalama 350 kilogram odun kullanılmaktadır. Ceset odunların arasına yerleştirilmeden önce ölen kişinin bedenine çeşitli kokular ve yağlar sürülmektedir. Öte yandan ölü yakma işleminin kutsal ateşle gerçeklemesi gerekmektedir. Bunun için Hindular, rahiplerine para ödeyerek kutsal ateş satın alırlar. Odunlar kutsal ateşle tutuşturulduktan sonra ölen kişinin yakınları ilahiler okumaya başlar. Yaklaşık dört saat süren törenin ardından ölen kişinin huzura kavuştuğuna inanılır. Yanma işlemi sırasında cesetlerin kafatasları patladığı an ruh ve beden birbirinden ayrılır. Bazen kafatası patlamayan ölülerin kafasına sopayla vurulur. Çünkü kafatası patlamayan ölülerin ıstırap çekeceğine inanılmaktadır. Günümüzde de Ganj Nehri kenarında her gün binlerce ceset yakılmaktadır.





[1] Karanlığı def etme anlamına gelen bir kelimeden türemiş. [2] Cesedin yakılarak gömülmesini esas alan ölü gömme ritüelidir, Latince cremare kökünden türetilmiş terimdir.

コメント


bottom of page